Bahara kadar dinlenecekler!

Bahara kadar dinlenecekler!

Zeytin bahçemizde mahsülü kaldırdık. Budamayı yaptık. Toprak analizi için numunelerimiz aldık. Ardından bakır ilacıyla yıkadık. (Önemli nokta: Toprak analizi yaptıracaksanız, bakır ilacı vermeden numuneleri almalısınız.) Ağaçlarımız yorgunluklarını gidermek için uykuya daldı. Bahara kadar dinlenecekler.

Önceki yazımda toprak analizini anlatmıştım. (Tıklayınız.) Üç sayfalık rapor e-posta kutuma düştü. PH, demir, fosfat, tuz, azot, kalsiyum, bor gibi bir çok kriter karşısında yüksek, yeterli, düşük gibi tanımlar var. Raporun sonunda öneriler yer alıyor. İsteyen hemen uygulayabilir ama biz rakamların diline göre standart maddeler olabileceğini düşünerek bir bilene danışmak istedik. Toprağımızı ziyaret etmiş, ağaçlarımızla tanışmış, doğal üretim amacımızı bilen dostumuz ziraat mühendisi Ahmet beyle bu raporu irdeledik.

Bizim bahçenin tek eksiği organik madde yani gübre. Hayvan gübresi vermiş olmamıza rağmen, mahsül zamanı ağaçlarımız besinleri silmiş süpürmüş. Uyanmaya başladıkları dönemde yeniden gübre vereceğiz. Raporda yüksek çıkan demir, bakır gibi elementler, organik madde takviyesiyle dengeye gelecek. Bileşik kaplar gibi düşünün, elementler fazla değil, organik madde az.

Toprakta organik madde az oluşu, diğer elementlerin bitki bünyesine alınmasını engellermiş. Organik maddeler, iz elementlerin bitki tarafından alınmasını sağlıyormuş.

Tavuk gübresi faydalı mı?

Altmış kadar tavuğumuz var. Kümeste her gün kürek kürek tavuk dışkısı birikiyor. Ağaçlara koyalım mı diye merak ettik. Ahmet beye sorduk. Çok yıllık bitkilerde tavuk gübresi kullanmayın dedi. Tuz oranı çok fazlaymış. Tek yıllık bitkilere olur, yani bostana koyabiliriz. Bunun da şartı var. Dışkılar bir yere yığılacak, yanması beklenecek. (Kuruyacak) Sonra bostana konacak, toprakla harmanlanması, çapalanması daha iyi sonuç verir.

Baharı bekleyin!

Kendimi öğrenci gibi hissediyorum zaman zaman. Tabiat karşısında böyle hissetmek gayet normal! Elimde toprak analizi, anlamadığım değerler, rakamlar üzerime geliyor gibiydi. Nedir bunun tedavisi diye durmadan soruyordum. Oysa ortada sorun yokmuş. Doğanın bir döngüsüymüş. Korkacak bir şey yok. Toprakta organik madde azalması normal. Mahsül almışız, ağaçlar meyve vermiş, organik maddeler zeytine dönüşmüş daha ne! Şimdi yapılacak şey beklemek. Bırakalım ağaçlar uyusun, dünlensin. Hele bahar gelsin. Uyanmaya başlasınlar, yemeklerini o zaman vereceğiz.

Bol bereketli günlere…

Armağan