2017 yılı değerlendirmesi

2017 yılı değerlendirmesi

Yıl bitiyor. Güzel anılarımız var heybemizde. Aksilikler, hatalar da oldu, onları tecrübeye dönüştürerek tükettik.

Günlük işleri yazdığımız ajandaya baktım birkaç gün önce. Film şeridi derler ya, koca sene gözlerimin önünden aktı geçti.

Toprağın ritmi

Araziyi aldığımızda yazlık ev kondurup, kapısı seyrek açılan bir mekana dönüştürmeyelim demiştik. Üretsin, toprak küsmesin istemiştik. Çiftçilik bildiğimiz iş değildi. Cesaret ettik, daldık bu işe, pusulamızı toprağa ayarladık. Alttaki resime bakıyorum da, ağaçlarımız aldığımızda ufakmış, gençmiş.

Şubat 2015

Kolay olmadı! (Olmayacak!) Toprak sadakat istiyor, tabiat kendi karar veriyordu. İnsan egolarımla planlar yaptıkça, elimde patlıyordu. Bir kaç şamar yiyince tabiattan, beklemeyi, sabretmeyi, usul usul hareket etmeği idrak etmeğe başladım. Yaşadığımız büyük şehirlerde ve çalıştığımız büyük şirketlerde “Koş, daha hızlı koş, büyük balık, hızlı balık vs” diye alıştırılmışken, durmak bana çok iyi geldi.

Aslında buna durmak demek haksızlık olur. Toprağın ritminde bir yaşam ve çalışma demeliyim. Kararları bir büyüğe danışarak yani tabiatı dinleyerek, ilerleme. Tohum gibi. Uygun ortamı kollayıp, filizlenme.

Tabiatın kendi tadı

Torlak Çiftliği’nde ana stratejim budur: toprağın ritminde bir yaşam. Fatih ile öncelikli hedefimiz de “sağlıklı yaşamak, sağlıklı beslenmek”tir. Bu kadar basittir. O nedenle, sadece geleneksel yöntemleri uygularız. O nedenle, el emeği ile üretiriz. O nedenle az ürün çeşidimiz vardır. Ve o nedenle her çeşitten az sayıda yapabiliriz.

Çocukluğumuzun lezzetlerine, kokusuna kavuşmak için üretiyoruz. Ve üretmek ciddiyet istiyor, çalışırken konuşmayız. Açık hava mutfağımız var. Evden hallice. Bizdeki çelik tepsi sayısı herhalde çok yıldızlı bir oteli rahatlıkla döndürür. Niye? Temmuz ve ağustos güneşinde reçeller ve salçanın pişmesi için çok sayıda tepsiye ihtiyacımız var. Bir de yan yana, aynı boyda, pırıl pırıl durmasının hazzı başkadır.

Ziyarete açık değiliz

İsmimiz çiftlik olunca, kır bahçesi, kahvaltı yeri, mangal yapılan restoran zannedilmesini normal karşılıyorum. Fakat biz ziyarete açık değiliz. Burası bizim evimiz. Yaşadığımız, yaşarken boşa zaman geçirmemek için ürettiğimiz yer. Ufak bir ekibiz, günlük iş planlarımız var. Gelen müşterilerimizi ağırlamak ise bambaşka profesyonel iş dalı. Bu sebeplerle, yarım yamalak bir iş ortaya çıkarmaktansa, net olmayı, hayır demeyi ve ziyarete kapalı olmayı doğru buluyorum.

Atölyeler

Bir sene önce hayalini kurdum bu atölyelerin. Toprak üretiyor, zihinler de üretsin diye yola çıktım. Sabrettim, bekledim. 2017 yılında olgunlaştı. Değerli uzmanlar, değerli katılımcılarla iyi atölyelere ev sahipliği yaptık. Ege soframızı her atölyede cömertçe kurmaya çalıştık. Günler öncesinden hazırlıklara başladık. Umut ediyorum ki, atölyeye katılanlar çiftlikten ayrılırken, bugün kendime bir iyilik hediye ettim demiş, bir değişim ışığı yakalamıştır.

El işleri

2016 yılında budanan dalları ayırdık bir kenara. Kurudular. Denemeler yaptık. İlk olarak atölye katılımcılarına hediye ettik. Kendimiz kullandık. Sabırla ve emekle, zeytin dallarından aksesuarlar hazırladık. Kemeraltı’na gittik, boncuklar, ipler, boyalar türlü malzeme aldık. Boncukların renkli dünyası ile zeytinin olgunluğunu birleştirdik. El emeği işlerimiz yaşamınıza huzur katmasını diliyoruz…

 

Teşekkürler

Bir yıl geçti, bizi büyüttü. Anıları çoğalttı. Geriye baktığımda aklımıza gelen pek çok şeyi yapmış olduğumuzu görüyorum. Heyecanla ve sabırla, çok çalışarak, keyifle üreterek, sağlıkla, tabiata saygıyla başka güzel hatıralar biriktirmek istiyorum.

Bahçe bakımından web sitesine, alışverişten teknik işlere, görsel tasarımdan mali müşavirliğe, üretimden temizliğe işlerimizi birlikte kotardığımız, kimi çiftlikte kimi uzak şehirlerde değerli ekip arkadaşlarım, sizi seviyorum.

Emeğimizin kıymetini bilen değerli müşterilerimize gönülden teşekkür ediyorum.

Yeni yıl hepimizde gülümseten anılar bıraksın!

Sevgi ve saygıyla,

Armağan Portakal

Aralık 2017