Image thumbnail

Otları Biçiyoruz

Otları Biçiyoruz

Baharla birlikte tabiatın uyanışını izliyoruz. Ağaçlar tomurcuklanmaya başladı. Zeytin fidanlarında minicik yapraklar büyümeye başladı. Büyük zeytin ağaçlarımızda bebeler oluşmaya başladı. Onlar önce çiçek, sonra zeytin danesi olacak.

Yağmurlarla yıkandı çayır çimen yaprak. Hava tertemiz. Güneş daha mı güzel ne! Ben zaten en çok baharı severim. İlkbaharı da sonbaharı da… Kış gibi yaz gibi ezmez beni. Denge vardır bedenimle tabiat arasında. Öyle hissederim.

Arazi yemyeşil oldu. Aralarından çiçekler, papatyalar, laleler fışkırdı. Bir güzellik ki doyumsuz. Tam da doyumsuz demişken, otların doymak bilmez ilerleyişine dur deme vakti geldi.

Zeytin ağaçlarının alacağı besini tüketmesin diye biçilmeye başlandı. Biz, ot ilacı falan kullanmıyoruz. Otları bitirmeye dair bir mücadele değil bizim ki. Dengede yaşam, besini etkin kullanmakla ilgili. Toprak ananın bağrındaki besini zeytine ayırma içgüdüsü.

Geleneksel yöntemle biçtiğimiz otların bir kısmı toprağa karışacak, yeniden yeşerecek. Solucanlar, böcekler beslenecek. Toprak daha zengin daha bereketli olacak. Otlar, ölmeyecek. Kökleri duracak ve döngü en doğal haliyle devam edecek.

Bereketli olsun…