Image thumbnail

2019 yılı değerlendirmesi

2019 yılı değerlendirmesi

Hayata minnettarım! 2019 hayallerimin hepsi gerçek oldu. Tek başıma değildim. Kolunda “altın bilezik” olan gönlü güzel, emeği temiz insanlarla birlikte oldu bütün bu işler!

İda Yaşam Enerjisi

Toprağımıza koyduktan sonra merakla beklediğimiz İda, yeşerdi, filizlendi. Bizi sevdi, yeni evini, yeni toprağını! Bir iğnenin başı kadar ufak yeşil yaprak ucunu gövdesinde gördüğümüz günü anımsıyorum. Ne mutluluktu! 1250 yaşındaki İda’nın yeniden doğmasıydı, hayata tutunması ve yaşam enerjisi. Toğrağın muazzam ritmiydi.

Sezonluk çiftlik ürünlerimizi yine el emeği ve az sayıda ürettik. Büyümeyi, makineleşmeyi yine istemedik. Bu istediğimizin değişmemesi çok önemli. 2015 yılında birbirimize verdiğimiz söz aynen korunuyor. Bizi çocukluğumuza götüren o tadları yapalım ama kendimiz yapalım demiştik. Gücümüz yettiği kadar devam edeceğiz.

Zeytin ağaçlarımızın budanmasıyla ortaya çıkan dalları yine zeytin kolyelerine çevirdik. Bu kez kolyelerimiz dünyaya ulaştı. Büyük bir cam markası Yorglass pazarlama ekibi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla özel bir proje yaptı bizimle. Kendileri geldiler, kolyeleri, paketleri kendileri yaptılar atölyede. Dünyanın çok sayıda ülkesindeki yöneticilere ulaştırdılar. Gelen mesajlar öyle güzel olmuş, öyle anlamlı ki bu projede olduğumuz için şükrettik.

Toprak üretirken zihin ve beden üretsin

Atölyelerimiz çoğalarak devam etti. Konusunun uzmanlarıyla özel atölyeler gerçekleştirdik. Değerli katılımcılarımız yalnız bırakmadı. (İncelemek için torlakciftligi.com/atolyeler  Çiftliğimizin bir klasiği olan Benan Bilek ile Yaşam Elekleri yine sonunda sosyal sorumluluk sergisine dönüştü. Bu sene 46 şahane kadın ortak oldu heyecanımıza ve KİTVAK için muhteşem bir sergi açıldı.

İlhamı tabiat veriyor

2019 senesi için hikayesi olan “butik ürünler ve özel tasarımlar” hayali kurdum en çok. İlhamı tabiat bizzat kendi verdi.

Zeytin ağaçlarının döngüsü altı evrede tamamlanıyor. Buna selam duran, el emeğini yücelten, kadim bir zanaat olan en önemlisi tamamen toprağın ritmi esasıyla çalışan seramik koleksiyonumuz oldu. Krem rengi gövdesi ve toprağın rengine ışıltı katan bakır sır rengiyle Zeytin Döngüsü Koleksiyonu doğdu. İzmir’de atölyesi olan sevgili arkadaşım Sinem Yayman şahane tabaklar, kupa ve fincan tasarladı.

İda’nın yeniden doğuşunu yine toprağın ritmi ile anlatmak doğruydu. Denizli’de atölyesi olan arkadaşım Sibel Akçil‘e emanet ettim hayallerimi. İda koleksiyonu böyle doğdu. 2019 yılında seramiği özellikle istedim. Son yıllarda üzerlerine kalp ve şehir isimleri yazılarak, harcıalem turistik objelere dönüşen seramik aslında çok eskilere dayanan kadim bir zanaat. Kendi ritmi olan, en ufak objenin hazır olması için haftalar gereken, her aşaması el emeği isteyen, sabır gerektiren muazzam bir iş. Umuyorum, toprağın ritmi sevdamız ile buna farkındalık oluşturabildik.

İda, öyle ölmez bir ağaç, öyle doğurgan bir tabiat ana ki, bende yeni fikirleri tetikliyor. Ölümsüzlüğüne saygı durmak için bu kez 925 ayar gümüşle zamansız bir aksesuara dönüştürdük. İzmir’de özgün takı tasarımları yapan Ayzıt Uysal ölmez bir tasarımla broş yaptı.

Blend1601

Tutkuyla iş yapan insanlarla çalıştım. Bunlardan biri değerli dostumuz Alper Ulus oldu. Dünyanın saygın kahve degustatörlerinden biriydi ve işini yeni başlamış birinin heyecanıyla anlatıyordu. Kahveyi keşfedenin Etiyopyalı Çoban Kaldi ve keçisi olduğunu anlattığında zihnimde hayalim oluşmaya başlamıştı. Kadim zamanda zeytin ağacı, çoban ve keçi bir üçlüdür. Bir zeytinci olarak keçinin patikasını izlersem yolum kahveye çıkar diyerek doğdu Blend1601. Bir hayal tarif ettim, 30 yıla yakın tecrübesiyle somut bir blende dönüştürmeyi başardı. 1500 m ve üzeri rakımda yetişen kahve ağaçlarından elle toplanan, enfes çekirdekleri, bizzat kendi kavurdu.

Zarafet

Zai Bodrum Coffee Festival yapıldı. Çok butik ve çizgi üstü bir festivaldi. Blend1601 olarak biz de davet edildik. Konaklama olarak da grubun otellerinden birini seçtik. Bir kaç yıldır konakladığımız için tanışıyorduk. Her sabah festival alanına gelmeden önce kahvaltıda konuşuyor, görüşüyorduk. Buna rağmen beni standımda ziyaret etme inceliğini gösterdiler. Son yıllarda görmeyi özlediğimiz çok incelikli bir jestti. Ekip olarak gelmişlerdi ve grubun adeta sanat müzesi olan Casa Dell’Arte Hotel odaları için benim Zeytin Döngüsü Kupa ve Fincanlarımı beğenmişlerdi.

Yalnız değilim

2019 yine inandığımız işleri yaptığımız bir yıl oldu. İnanmadığım işlere bulaşmadım. Tamahtan yine kaçındım. Zaman zaman sezgilerim yol gösterdi. Ki sezgilerime matematiğe güvendiğim kadar güveniyorum. Güzel insanlarla çalıştık, bir araya geldik. Ablam Nurdan Toper sessiz güç olarak Torlak Çiftliği’nin yine belkemiği idi. Ürünler O’na emanet, atölyelerin Ege Sofraları da. Diğer ablam Asuman Toper her zamanki gibi sahne arkasında desteğimizdi. Mali müşavirimiz Cemil Kaya’dan, grafik tasarımcımız Yeşim Ayan’a, web tasarımcımız Zuhal Bozdağ’dan, duayen ziraat mühendisi Ahmet Büyükdeveci’ye, hasatımızı yapan Birsen abla ve ekibinden, budamayı emanet ettiğimiz Hasan Arı usta ve ekibine, çekirdek ekibimize, atölye binamızı yeniden tasarlayan Şükran Ünal’a, ustalığını 360′ konuşturan Hasan Tek’e, kahve ve seramik lansmanlarımızı gönlümüzdeki gibi butik, özel oturumlara çeviren Sade Arnavutköy’e, bu satırlara sığdıramadığım pek çok iş partnerimize şükranlarımı sunuyorum.

Nereden nereye

Arazi alınırken hiç ilgilenmemiştim. Ne zaman tapu işlemleri bitti, görmeye geldim ve zeytin ağaçlarını görür görmez “Fatih burayı üreten bir yer yapalım mı?” diye heyecanla konuştuğum 2014 yılına selam olsun. Hiç pişman değiliz! Hep iyi ki diyoruz, iyi ki…

Teşekkür ederiz. Emeğimize verdiğiniz değer için!

Sevgi ve saygıyla,

Armağan

Ocak 2020