Image thumbnail

Önce sağlık

Önce sağlık

Belli etti ki, “önce sağlık,” demek yaşanmakta olan Korona belasından sonra önceliğimiz olacak. “Ama zaten öyleydi,” diyenlerinizi duyar gibiyim… Gerçekten öyle miydi?

Kimseyi zan altında bırakmak istemediğim için kendimi sorgulamak istiyorum. Ben ve Armağan elliyi aştık. Çocuksuzuz. Çekirdek aile sadece iki kişi. Belki de bu yüzden çalışmaya sadece hakkını vererek yaklaşıyorum. Ne eksik bırakarak ne fazlasına çıkarak, kafamda, bedenimde ve ruhumda rahatsız edici tortu bırakmamaya gayret ederek çalışıyorum.

Benim önceliğim çekirdek ailemin sağlığı. Yıllar önce iyi ki, sakin bir köşede bir toprak parçası edinmişiz. Gidip tasarrufumuzu gereksiz şeylere sahip olmak için yatırmamışız. Ne yalan diyeyim aklımı seviyorum. Üreten, bize sağlık bahşeden bu toprağın kıymetini Koronalı günlerde daha çok idrak ediyoruz. Ve şükrediyoruz…

Üretmek önemli. Armağan da üretmeyi seven bir kadın. Kenara çekilip keyif çatmasını bilebilirdi. İhtiyacı yokken üretimi toprağın bereketiyle birleştirdi. İyi ki öyle yapmış, TORLAK adını verdiğimiz bu topraklar şimdi bizim sağlık reçetemiz oldu.

Zeytin bizim zeytin. Döngüsü gözümüzün önünde başlıyor ve tamamlanıyor. Sonra soframıza bereket oluyor. Mucizevi sıvısı yağ da öyle. Kış geliyor bol bol mandalina yiyoruz, o kadar bereketli ki fazlasını dağıtıyoruz. Kış geldiğinde topraktan sebzeler boy atıyor: soğan, sarımsak, limon, bakla, enginar, turp, brokoli… Yeşillikler ekiyoruz: marul, roka, dereotu, maydanoz, biberiye, taze kekik… mevsim, bahar, yaz ve güz olduğunda canım rengarenk sebze ve meyveler dolduruyor soframızı: domates, biber, patlıcan, kabak, kavun, erik, dut, şeftali, ceviz hatta iğde… Çoğu zaman yetiriyoruz.

Reçelimizi, domates püremizi, salçamızı, enginar konservemizi yapıyoruz. Neyi nasıl yetiştirdiğimizi biliyoruz, gönül rahatlığıyla tüketiyoruz.

Tavuklarımız ve horozlarımız var. Yumurtalar da lezzetli, eti de. Biraz fazla haşlamak gerekiyor horozu tek meşguliyet o.

Köpeklerimizi de ürettik. İki ile başladık, şimdi 5 kangalımızla büyük bir aile olduk.
Dediğim gibi biz, bu Koronalı günlerde toprağın varlığını, bereketini, sağlıklı üretkenliğini daha iyi anlıyoruz. Ve ona varlığı için defalarca şükrediyoruz. Biz ona iyi bakarsak o da bize iyi bakıyor, hem de fazlasını vererek. Sağol toprak…

Sağlıklı günlere…

Fatih

22 Mart 2020