Image thumbnail

Atölyeleri neden yapıyoruz?

Atölyeleri neden yapıyoruz?

Atölyelerde dördüncü yılımıza başladık. Özel uzmanlar ve değerli katılımcılarla, verimli olduğu kadar keyifli günler geçirdik. Her atölyenin sonunda artık klasikleşen Ege Sofrasında lezzetli sohbetler ettik. Ziyarete kapalı olan çiftliğimizde atölye günlerine ciddiyet ve hevesle hazırlandık. Kapıdan giren her katılımcıyı ayakta karşıladık. Kimisi bir kere geldi, kimisi tüm sezon. Kimisi İzmir’den ulaştı, kimi uzak şehirlerden. Yurtdışında yaşayıp tatil için Türkiye’ye gelen katılımcılarımız oldu.

Ve uzmanlarımız, öyle titiz hazırlandılar ki. Ben hepsine şahidim.

Nasıl başladık?

2015 yılında başlayan faaliyetimiz sadece tarım ve üretimdi. El emeği yaptığımız ürünleri sezonunda tarladan alıp ürüne çeviriyorduk. El emeği yaptığımız için seri üretim gibi yıl boyu üretim olmuyordu. Bazı dönemler yoğunken bazı dönemler oldukça sakin geçiyordu. Düşünmeye fırsat yarattı bu sakin dönemler. ‘Toprak üretirken, zihin ve beden de üretsin’ diyerek başladım düşünmeye. 2016 yılını böyle geçirdim. Evirdim çevirdim kafamda. Bir yıl sonra 2017’de ilk atölyelerimize başladık.

İşinin uzmanı, işine odaklanmış uzmanlarla çalışıyoruz. Hayallerime inanan, toprağın ritmini anlayan, işini ciddiyetle yapan, bize değer katan uzmanlarımıza teker teker teşekkür ediyorum.

Kimisini yakından tanıyordum, düşüncemi açmak kolay oldu. Hiç tanımadıklarımı bazen bir yıl boyunca sosyal medyadan izledim, onların haberi yok, şimdi öğreniyorlar 🙂 E-posta yazarak bana ulaşan uzmanlar da var aralarında. Bazı mesajlar çok farklı oluyor, ifadesi, kelimelerin nezaketi öyle ışıldıyor ki, sıyrılıyor aradan. Kendilerini sosyal medya hesaplarından yine izlemeye aldım uzunca süre, işlerine ve emeklerine saygı uyandıran bu kişilerle tanışarak, atölyelerimizin değerli uzmanlarından oldular.

Bazen kadim bir zanaat, bazen yepyeni bir teknik, hayatımızda yeni bir pencere, kendimize ayna tutup farkındalığımızı artırmak, güzel insanlarla tanışmak, keyifli hatıralarla ayrılmak, sofra muhabbeti yapmak atölyelerimizin temeli oldu.

Kim olduğunu, soyadını, ünvanını bahçe kapısında bırakan zarif katılımcılarımız oldu. Toprağın ritminde elindeki işe odaklanmak için geldiler. Birbirlerine ilham verdiler. Birbirlerinden haberdar oldular, projelere dahil oldular, destek verdiler.

Huzurluyum…

Ben, ruhu, dokusu, farklılığı olan atölyeler hayal ettim. Toprağın ritmi, tabiatın büyük döngüsüyle farkındalıklar açığa çıksın, hayatlarınıza yenilikler girsin istedim. Sizden aldığım yorumlar, bunu başarabildiğimizi gösteriyor. Kulağıma gelen bir tanesi beni nasıl mutlu etti anlatamam. Demişler ki “Torlak’ta yapılan ne varsa, Armağan hanım zaten ince ince düşünmüştür.”

En büyük dileğim yolumuzdan şaşmadan, butik kalarak, inandığımız projelere devam edebilmektir. Sağlığımız, gücümüz var olduğu sürece.

Değerli uzmanlarımıza ve katılımcılarımıza, çekirdek ekibime, Ege Sofrasını ritüele çeviren ablama sonsuz teşekkürler. Hayat sana minnettarım.

2020 atölye sezonumuz hepimize iyi gelsin, ümit, coşku ve güç versin,

Sevgiyle,

Armağan

02.2020

Torlak Atölyeler için tıklayın: torlakciftligi.com/atolyeler